GELSENKİRCHEN (AA-Öztürk)
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir derneğin 14 bini aşkın üyesi, 60 binden fazla şirketi ve 3 milyona yakın istihdamıyla Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 35‘ini sırtlayan en yaygın iş dünyası organizasyonu olduğunu dile getirdi.
Derneğin yurt içi ve yurt dışında toplam 100 noktada faaliyet gösterdiğini aktaran Özdemir, MÜSİAD‘ın sadece sayılardan ibaret olmadığını, içinde memleket kaygısı ve ümmet ufku barındıran bir vicdan ocağı olduğunu ifade etti.

ERDOĞAN İLE YOLLARIMIZ İSTİKAMET BERABERLİĞİNDEN DOĞMUŞTUR
MÜSİAD‘ın 90‘lı yıllardaki zorlu şartlarda bir medeniyet iddiasıyla yola çıktığını söyleyen Özdemir, şunları kaydetti:
„O dönemde sadece siyaset değil, inançlar, değerler ve ekonomik hayat da ağır baskı altındaydı. Biz sermayeden önce cesaretimizi ortaya koyduk. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile MÜSİAD‘ın yolu, o günlerin Türkiye‘sinde, şartların değil inancın buluşturduğu bir noktada birleşti. Bizim birlikteliğimiz bir zihniyet or- taklığından ve istikamet beraberliğinden doğmuştur. Geçmişte ödenen bedeller bir kırılma değil, aslında bugün güçlü bir Türkiye‘nin inşası ve mayası olmuştur.“

Adnan Öztürk’den TOPLANTI NOTLARI:
Neden „İlim Yayma Vakfı“ adı kullanılıyor ?
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği MÜSİAD NRW’nin Gazetemize gönderdiği davetinde misafirler arasında Necmettin Bilal Erdoğan’ın bulunduğu yazmıyordu. Daha sonra gazeteyi arayarak bilgi verdiler. Bilal Erdoğan, son zamanlarda AK Parti’nin Almanya’daki kuruluşlarından biri olan „UID’in tertiplediği sohbetlerde sık sık görülüyor, Avrupa’daki Türkler ile buluşuyor ve konuşuyordu. Bende basından takip ediyordum. Erdoğan hep, „Avrupalı Türkler“ eksenli mesaj verdiği yazılıyordu. Doğrusu ben sadece o mesajı verdiğine inanmıyordum. Konuşmasını merak ettiğim için davete katılma teyidimi gönderdim.
Diğer toplantılarda olduğu gibi Necmettin Bilal Erdoğan, „İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı“ olarak sahneye davet edildi, konuşmasını pür dikkat dinledim, bir kelime dahi vakıf çalışmalarından bahsetmedi. Sadece siyasi konuşma yaptı. AK Parti’inin iktidara geliş yılını dikkate alarak, PEMBE tablo çizdi. Konuşmayı dinleyen hemen hemen herkes, „Babasının yerine gelebilir mi?“ diye kendi kendisine yorum yapmaya başladı. Oraya hazırlandığı, hazırlandırıldığı kesin gibiydi.
Nitekim toplantıdan sonra AK Parti seçmeni olarak bildiğim üç kişiyle konuştum. Onlarda oğul Bilal’in baba Tayyip Erdoğan’ın yerine hazırlandığını düşündüklerini söylediler. Kime sorsam hemen hemen aynı cevabı alacaktım. „Evet, babasının yerine düşünülüyor“ diyeceklerdi.
Soru şu: o halde neden Necmettin Bilal Erdoğan „İlim Yayma Vakfı“ adı kullanılıyor ?







